Okuyucu Yorumları
1. Kemal Kolçak
İyi bir edebi eserin alameti farikalarından biri, her neyi anlatıyorsa anlatsın, evrensel bir boyuta ulaşabilmesidir diye düşünüyorum. Bu yüzden bazen bir başkasının yaşam öyküsünü okurken hayatımıza dair birçok yanıt buluruz, bulabiliriz.
Gökhan Atış, iki ciltlik eserinin bu ilk kitabında, kendi hikayesini anlatırken, iç dünyasını bütün hatlarıyla büyük bir ustalıkla resmediyor. Gördüğünüz tablo öylesine renkli ki onda mutlaka kendi renklerinizi görmeye başlıyorsunuz.
Yazarın diyalog kurma becerisi gayet başarılı. Öyle ki, karakterlerin diyolaglarını okurken, bazen siz de romanın kahramanı olup onlarla konuşmaya başlıyorsunuz. Romanın içinde, Mucizeye Yolculuk yolunda yürüyorsunuz.
Genel hatlarıyla eseri içerik ve teknik açısından oldukça doyurucu bulduğumu söyleyebilirim. Özellikle yazarın eserin bazı noktalarında ustalıkla kullandığı bilinç akışı tekniği, post modern edebiyatımızın en güzel örnekleri arasına girmeye aday bölümler.
Yazarın kaleminden çıkan bu bölümleri okurken, gözlerinizi birdenbire Gökhan’ın zihninin içerisinde açabilirsiniz.
Hasılı kelam, bu eseri var oluş amacını düşünürken uykuları kaçan, mutlu olmak için yağmurlu bir günde toprağın kokusundan başka hiçbir şeye ihtiyaç duymayan, bir derenin akışına bakarken gözleri dolan herkese samimiyetle tavsiye ediyorum. Hepimizin içinde kendinden bir şeyler bulabileceği bir baş ucu eseri. Tebrikler Gökhan Atış Strong Wings!
Kemal Ekstra:
Hikâye içerisindeki flash backler, bir yandan gizem katarken, anlatıyı hiç bozmuyor. Aksine ustalık eseri olan bir eser duygusu veriyor.
Kalp emojisi içerisinde verilen ve romanın yapısını oldukça sağlamlaştıran açıklama, yorumlama, duygu bölümlerine tek kelimeyle: BAYILDIM!
2. Gökhan Keme:
Gökhan Atış’ın “Mucizeye Yolculuk” adlı kitabı, sıradan bir otobiyografi olmanın çok ötesinde; derin bir spiritüel dönüşüm hikâyesi, bir modern zaman masalı ve aynı zamanda kimine göre ise bir çağrı. Nilüfer tohumunun çamurda uyanıp su üstünde açılması gibi, yazarın kendi hayatındaki karanlık dönemlerden ışığa doğru yükselişini anlatıyor. Kitap, denizcilik yıllarından zeytinli vadideki doğa yaşamına, oradan Hindistan’a doğru yeniden kanat açışa uzanan bir yolculuğu, üçüncü gözden, yüksek benlik bakışıyla aktarıyor. Hem gerçek hem kurgusal unsurları harmanlayan üslubuyla okuyucuyu hem tanık hem katılımcı kılıyor.
Kitabın en güçlü yanı, samimiyeti ve cesareti. Gökhan, çocukluğundan itibaren taşıdığı derin yaraları (aile dinamikleri, babasıyla ilişkisi, toplumsal beklentiler, sistemin dayatmaları), gemilerdeki yalnızlık ve karanlık dönemleri, intihar düşünceleriyle yüzleştiği dipsiz kuyuları saklamadan anlatıyor. Bu açıklık, okuyucuda güçlü bir yankı uyandırıyor çünkü çoğu insan benzer gölgelerle boğuşuyor. Ancak yazar, bu acıları şikâyet malzemesi yapmıyor; aksine onları şifaya, bilince ve sevgiye dönüştürmenin araçları olarak sunuyor. “Yaralar; sevgiye, bilgeliğe, birliğe dönüştü” derken, bunu sadece söylemiyor, adım adım nasıl olduğunu gösteriyor.
Denizcilik yılları, özellikle dokuz gemilik serüven, kitabın en çarpıcı bölümlerinden. Her gemi bir hayat evresi, bir ders, bir ölüm ve yeniden doğum gibi. Albatros’un kanat çırpışı, balinanın mesajı, Georgi’nin trajik vedası… Bunlar sadece anılar değil; evrensel semboller. Georgi’nin “Life is Joy” diyerek ışığa geçişi, okuyucunun boğazını düğümlüyor ve aynı zamanda umut aşılıyor. Yazar, kendi karanlığından geçtiği için başkalarının karanlığını görebiliyor ve onlara el uzatabiliyor; bu, kitabın en dokunaklı temalarından biri.
Vadideki aile hayatı ise bambaşka bir güzellikte. Yuuka ve Maya ile kurulan küçük ama dopdolu yuva, modern dünyanın konfor alanından uzak, doğayla ve birbirleriyle derin bağ kuran bir yaşamın mümkün olduğunu kanıtlıyor. Ritüeller, şükranlar, çıplak ayakla toprakla temas… Bunlar, alternatif yaşamın romantik bir hayali değil, günlük pratikte uygulanabilir hâli. Maya’nın devlet okulundaki kırılma anı ve ailenin “Hindistan’a gidelim” kararı, sistemin çocuklara yaptığı şiddeti ve bireyin buna karşı duruşunu çarpıcı şekilde ortaya koyuyor.
Kitap, spiritüel öğretilerle dolu ama asla didaktik değil. Kalp pencereleri () ile açılan evrensel mesajlar, reenkarnasyon, teslimiyet, korkuya rağmen yürüme, “yazdığın yolu yürü” gibi anahtar cümleler, okuyucunun kendi hayatına ışık tutuyor. Yazar, yüksek benliğinden konuşurken bile tevazuunu koruyor: “Özel insanlar değiller. Tanrı’nın sıradan mucizesi olan sayısız varlıklarından bir çift.”
Kişisel bir not eklemek gerekirse: Bu kitabı okurken kendimi sık sık Gökhan’ın yanında, aynı zaman döngülerinde, aynı yaşlarda, farklı coğrafyalarda ama aynı dönüm noktalarında buldum. 30’lu yaşların ortasında konfor alanını terk etme cesareti, sistemin çocuk üzerindeki baskısına isyan, karanlığın dibine inip oradan ışığa yükselme çabası, ruh eşini ve ruh ailesini arama yolculuğu… Bunların hepsinde güçlü bir paralellik hissettim. Sanki aynı kolektif uyanış dalgasının farklı kıyılarında aynı fırtınayı yaşamış, aynı nilüfer tohumu gibi çamurda beklemişiz. Bu benzerlik, kitabı sadece bir hikâye olmaktan çıkarıp bir ayna haline getirdi; kendi yolculuğumu daha net görmemi sağladı.
Eksik yönü var mı? Belki bazı bölümler daha derinleştirilebilirdi, özellikle Yuuka’nın iç dünyası ve Maya’nın bakış açısı daha fazla yer bulabilirdi. Ama bu, yazarın bilinçli tercihi gibi duruyor; hikâye Gökhan’ın yüksek benliği üzerinden anlatılıyor ve bu üslup kitaba özgün bir bütünlük veriyor.
Sonuç olarak, “Mucizeye Yolculuk” sadece bir kitap değil; bir davet. Konfor alanının dışına çıkma, kendi yazgısını takip etme, acıyı sevgiye dönüştürme daveti. Özellikle uyanış dalgasında yol alanlar, alternatif yaşam arayanlar, ruh eşini ve amacını merak edenler için vazgeçilmez bir rehber. Okurken hem ağladım hem gülümsedim hem de içimde bir şeylerin daha güçlü kanat çırptığını hissettim.
Teşekkürler Gökhan Atış, Yuuka ve Maya. Hikâyenizi paylaştığınız için. Ve teşekkürler Anlam baba, Mert, Sebastian, Night Eagle ve hayatlarımıza girmesi gerektiği için iyi ya da kötü olarak giren bir çok insan, bu kitabı bana ulaştırdığın için sana da teşekkürler Evren. Aynı sularda, aynı gökkuşağının altında yol alıyoruz; yalnız değiliz.
Şükürler olsun. Ve oldu bile.
3. Mahmut Koyaş:
Hiçbir kitapta yaşamadığım deneyimleri yaşadığım bir kitap oldu. Yazarın okuyucuyla olan sevgi bağı çok derinden hissediliyor; belki de bu sayede kitap inanılmaz duygu yüklü. Hıçkırıklara boğulduğum sayfalar çokça oldu, daha önce bir kitapta bunu hiç deneyimlememiştim. Hikayeler bir serüven gibi, çok heyecanlı; betimlemeler çok sinematografik, adeta sayfalar gözünüzün önünde canlanıyor. Kitabın sayfalarından adeta aşk fışkırıyor ve kalbinizi de aşkla dolduruyor. Kitap adeta bir ilaç gibi. Benim üzerine düşündüğüm, sorguladığım, iyileştirmeye çalıştığım o kadar çok şeye değinmiş ki yazar … Bütün bunları bir yaşam döngüsü içinde okuyor olmak, tekrar üzerine düşünmek için çok iyi geldi. Umarım birçok insanın başucu kitabı olacaktır bu. Kitabı bitirdiğimde hemen tekrar başa dönüp okumak istedim.
4. Özge Uygun:
Şu an 90. Sayfadayım ve sanki okudukça seninle aynı şeyleri yaşıyor gibi ve sana şahitlik ediyor gibiyim. Maya gibi ben de dislektik bir bireyim 2 çocuğum da öyle.Bizim için uzun uzun kelimelerle dolu kitapları okuyabilmek bir ölümdür.
Kelimelerin ve anlatım şeklinin akışkanlığı çok güzel.
5. Nihan Göl:
Bu kitap Gökhan’ın yaşam hikayesi değil, bizi ortak paydada buluşturan yaşamın kendisi, hepimizin doğmasını için arzuladığımız yaşam.
Ağlayan dağlar, kendine küsmüş nehirler, kendini kaybetmiş ormanlar, aslına haksızlık eden adalet, kendi ırzına geçen ahlak, çıkmaz labirentinin içine sıkışmış kendisi ve diğerleri için keşke elimden bir şey gelse diyen herkes için bir tohum.
Bu kitap formundaki tohum hepimizin katkısıyla açabilir. Çünkü o bir kişiye ait değil, aramızda bir sınır yok, o herkese ait ve dair.
6. Ayşen Albayrak:
Kitabı hiç acele etmeden, dışardan bir etkiyle hiç bölünmeden, her harfinin her sesinin her tınısının hissine kendimi bırakarak okudum. Okudum mu, yaşadım mı bilmiyorum. Öyle güzel bir anlatım ki, çocuk Gökhan’la, genç Gökhan’la, acı çeken Gökhan’la, ağlayan, neşelenen, karanlığa gömülen, aydınlanan Gökhan’la, öğrenci, denizci, rehber Gökhan’la, onun yaşadığı yerlerde birlikteydik.
Okurken, kitabı hemen tavsiye edeceğim o kadar çok insan geldi ki aklıma, önce oğullarım Ekim ve Ege… Ne de olsa onlar da bu dünya sistemine tutunmaya, sahte oyuncaklara kanmaya, hapis bir hayat yaşamaya gönülsüz genç erkekler.
Anlatım dilinin, deneyimlerinden süzülen sahiciliği, arada müzikler, şiirler, şarkılarla bezenmiş olması, yazı stillerinin farklılığıyla ortaya koyduğun zihinsel (duygusal, düşünsel, ruhun sesleri) rehberlik, hepsi o kadar yerli yerinde ki….
Büyük bir heyecanla ikinci kitabını bekliyorum şimdi. kapağında
7. Reyhan Pekel:
Kitabı alır almaz yarısına kadar okudum aynı dönemin çocukları olmak, aynı yerlerde yaşamak heyecanlandırdı beni; sanki bir arkadaşımla hayallerde kaybolmak gibi bir şey… 🌸
Kitap bitince yorumu😊 Ev halkı şikayet etti ne anlatıyor bu kitap bu kadar elinde düşmedi diye 🤭 Şaka bir yana ruhuma çok iyi geldi. Kitabı alır almaz okudum, hatta filmi de izledim. Ama olmaz ki en heyecanlı yerinde kitap bitti. Sabırsızlıkla ikinciyi bekliyorum… 🌸
8. Ziya özsökmenler:
Su gibi geldi
Okumaya başladım
Su gibi akıyor
9. Efecan Okkalıoğlu:
Kendini bu kadar içtenlikle ve şeffaflıkla, olduğu gibi tanıtan bir kitap okuduğumu hatırlamıyorum. Hiçbir soru işareti bırakmayan, okuru hikayeyle adeta kaynaştıran bir ön söz okudum. Şimdiden çok içime sindi…
10. Burcu Öztürk:
Su gibi aktı geçti nasıl başladım nasıl bitti bilemedim 🤗bir an önce 2. Ve 3. Kitabı okumak için sabırsızlanıyorum 🙏
11. Bahar Altıntaş:
Hem çabucak okumak istedim hem de bitmesin diye durdurdum kendimi. Gerçek bir umut ve rehber oldu. Ortak pek çok hissi paylaşmak, bir zamanlar birilerinin yürüdüğü benzer yollardan geçiyor olmayı bilmek güç verdi. Gözlerim dolarak defalarca okuduğum cümleler vardı… Beni çok etkileyen, okuduğum en özel kitaplardan oldu.
Ayrıca kitap geldiği anda karşıma bu mantra çıkmıştı : Mantra for FREEDOM – Asankh Jap
ve kitabın tamamını mantrayı dinleyerek okudum diyebilirim. Çok manidar ve uyumluydu.
Yeni Yazılar ve Güncellemelerden Haberdar Olun

